19. yy'dan 20.yy'a girerken en önemli değişim burjuva
devrimlerinin yarattığı toplumsal ortam
sayesinde gelişen bilim ve ardından gelen teknolojik devrimlerle yaşandı.
Sanayi devrimi, buharlı
makinaların icadı ve çok kısa bir süre sonra elektrikli motorlar derken
arabalar, uçaklar ve
uzay araçları. 19.yy'a kadar ki dünyanın bu yüzyılın ikinci yarısından
sonra nasıl muazzam
bir teknolojik değişiklik yaşadığını gösteren güzel bir örnek vardır. M.Ö.
7.yy larda
Odysseia'nın gemilerinin hızı yelkenle gittiklerinde saatte 3 mil
kadardır. 6-4. yy larda ise
bu hız ancak 3 kat artırılabilmiştir. Denizcilikde önemli gelişmelerin
yaşandığı 16.yy da ise
günlük hız 2 bin sene öncesinden ancak 40 mil fazladır. Ancak buharlı
gemilerle birlikte
ulaşımın hızı muazzam derecede artmıştır. Artık niceliksel değil
niteliksel bir değişimden
söz edilmektedir . Ve 19.yy ın sonlarında telgraf ve radyonun icadıyla
ulaşım ve iletişimin
yolları birbirinden ayrılmış, dünya bugün iddia edildiği bir "global köy"
olma rotasına girmiştir.
Mekanların uzaklığı iletişimde "önem"ini yitirmiştir.
1900'ün başlarında daha ilk uçuş denemeleri yapılırken insanoğlu bundan
sadece 50-60 yıl
sonra uzaya çıkmaya başlamış, 1969 yılında Ay'a ayak basmıştır. Tüm
insanlık tarihine
baktığımızda bu büyük değişimler çağının yaşanmasını sağlayan, burjuva
devrimleri ve
ardından bu sosyal yapı ile sınırlı teknolojik devrimler olmuştur.
İletişim ve enerji
teknolojileri, çağımızın en önemli belirleyiclerindendir. İşte burada
kısaca hayatından
bahsedeceğimiz kişi de bu açıdan baktığımızda bugünkü dünyamızın
yaratıcılarından belki
de en önemlisi ve o oranda da en unut(tur)ulmuş olanıdır. Uzak görüşlülüğü
toplumsal
sistemin sınırlarının dışına çıkmış ve kaçınılmaz olarak bastırılmıştır.
Yine de adının
literatürden tamamen silinmesi olanaksızdır. Çünkü bize bugün bu kişiyi
hatırlatacak çok
şey vardır. Hakkında bir araştırmacı şöyle demektedir: "...Hala,
bilgisayarınızda
çalışırken Tesla'yı hatırlayın. Onun "Tesla Coil"i yüksek voltajlı resim
tüpünüzün
çalışmasını sağlamaktadır. Evinizde kullandığınız elektrik Tesla'nın
alternatif
akım(AC) jenaratöründen gelmekte, Tesla transformatöründen geçmekte ve
evinize 3
fazlı Tesla enerjisini getirmektedir... Tesla'nın icatları bugün
heryerdedir..."
Tesla'nın sıradışı ailesi ve tuhaf çocukluğu
Nikola Tesla, 9 Temmuz 1856 yılında, o zamanlar Avusturya-Maceristan
İmparatorluğu'na
bağlı olan Hırvatistan'ın güneybatı kesiminde Smiljan isimli bir köyde
doğmuştur.
Ailesi Sırp asıllıdır ve babası köydeki ortadoks kilisesinin rahibidir.
Annesi okumamış
olmakla birlikte, Tesla'nın okul öncesi eğitiminde çok önemli bir yere
sahiptir.
Tesla'nın hayatı boyunca bir takıntı haline getirdiği, yemeğini yemeden
önce tabaktaki
yemekle ilgili kübik hesaplamaları akıldan yapmak ve bitirmeden yemeğe
başlamamak,
sanırım annesiyle yaptığı çalışmalardaki zihinsel hesaplama
ekzersizlerinden kalma bir alışkanlıktı.
Annesi'nin mucitlerle dolu bir soydan geldiğini ve evdeki bütün hayatı
kolaylaştıran
araç gereçleri annesinin tasarladığını anlatır. Ayrıca, kendisinde
yaratıcılıkla ilgili
sahip olduğu herşeyin annesinden kaynaklandığını belirtir ve birlikte
yaptıkları
çalışmalardan bahseder. "Bu eğitim hertürden ekzersizi kapsardı,
başkasının düşüncesini
tahmin etme, bazı ifadelerdeki eksikleri bulma, uzun cümleleri tekrarlama,
ve zihinsel hasaplamalar yapmak"
Bir papaz olan babası ise yine olabildiğine ilginç bir insandır. Çok
okuyan, birkaç
dil bilen ve ezber yeteneği bazı klasikleri eksiksiz tekrarlayabilecek
kadar kuvvetlidir.
Kendi kendine farklı ses tonlarıyla odasında konuşurken, dışarıdan birinin
içerde bir
tartışma olduğunu sanacak kadar da yeteneklidir. Ancak oğlunun da kendisi
gibi ileride
ruhban sınıfından olması konusunda oldukça kararlı ve bu konuda taviz
vermeyecek kadar da sertdir.
Tesla'nın küçüklüğü, çok sıradışı bir zekaya sahip olarak gördüğü
ağabeyinin ölümüyle birlikte,
anne-babasının oğullarının acısını unutamamaları ve sürekli küçük
Nikola'yı onunla kıyaslamaları
yüzünden hayli zor geçiyor. İçine kapanıklığını, bu zamanda edindiği
kendine güven problemiyle
ilişkilendirmek sanırım yanlış olmayacaktır.
Zihnini kaplayan imgeler ve çakan flaşlar
Tesla çocukluğunda geçirdiği tuhaf bir hastalıkdan çok
etkilenmiştir ve kendi ifadesine göre
geç uyanışının nedeni bu olmuştur. "Çocukluğumda, ilginç bir felaket
yüzünden acı çekiyordum;
sıklıkla kuvvetli flaşlarla bezeli imgeler, gerçek nesnelerin yerini
alıyor, düşüncelerimi ve
hareketlerimi engelliyordu. Bu resimler daha önce gördüğüm ama hiç
hayalini kurmadığım
nesneler ve sahnelerdi. Bana bir söz söylendiğinde, nesnenin işaret ettiği
resim aniden
hayalimde canlanırdı ve bazen gördüğümün gerçek olup olmadığının ayırdına
varamazdım.
Bu bende büyük bir kaygıya ve rahatsızlığa sebep olurdu" . Bu görünümler
hastalıklı bir
kimsenin gördüğü halüsünasyonlarla karıştırılmamalıydı. Bunlar (görünen
imgeler) kendi
formüle ettiği teoriye göre; önemli bir uyarının (heyecanın) sebep olduğu,
beynin reflksiv
bir davranışla retina üzerine gönderdiği imgelerdi. Tesla, eğer bu teorim
doğruysa der:
"herhangi birinin aklında tasarladığı bir nesnenin görüntüsü bir ekrana
yansıtılabilinir
ve böylelikle görünür hale getirilebilinir" . İnsan ilişkilerinde bir
devrim yaratacağını
düşündüğü bu teori üzerine o zamanlarda epey bir çaba sarfetmiştir. Kendi
aklında tasarladığı
bir görüntüyü, başka odada oturan bir kimsenin de zihninde yaratabilmek
için uğraşmıştır.
Zihin Gezileri
Tesla bu yıllarda, delice diye adlandırabileceğimiz zihin gezileri
yaptığını ileri sürmüştür.
Gerçek dünyadakinden farklı olarak görmediği arkadaşlıklar kurar, yani
yerler, şehirler ve
ülkeler görürmüş.. Bu gezilere her akşam çıkar hatta bazen gün boyunca da
sürdürdüğü olmuştur.
"Düşüncelerimin ciddi olarak icatlara dönüştüğü 17 yaşına kadar sürekli
sürdürdüm bu gezileri" .
O günlerde Tesla, aklında tasarladığı şeyleri gerçek yaşama çok kolay
aktarabildiğini ve bu yolun
sadece deneylerle yapılan çalışmalara göre çok daha hızlı ve etkili
olduğunu düşünmektedir.
"Modellere, çizimlere ve deneylere ihtiyacım yoktu" der.
Tesla'nın kendine has mucidliği ve deneysiz
icad yolu
"Bir kimse henüz ham olan tasarısıyla bir araç oluşturmaya
kalkarsa, kaçınılmazlıkla zihni
aracın detaylarının düşünülmesiyle işgal edilecektir. Bu kimsenin, aracın
geliştirilmesi ve
yeniden yapılması sürecinde konsantrasyonu azalacak ve temel ilkeleri
görme gücünü kaybedebilecektir.
Belki sonuç sağlanabilecektir ama herzaman kaliteden feda edilerek". İşte
Tesla, kendi çalışma
mantığının tersi olarak nitelediği yukardaki metodun verimsiz olduğunu bu
sözlerle açıklamaktadır.
Kendisi ise aklına bir fikir geldiğinde onu öncelikle hayalinde
oluşturmaya başlar. İnşa sürecini
zihninde değiştirir, geliştirmeleri akıldan yapar ve aracı zihninde
çalıştırır. "Türbinimi aklımda
çalıştırmam ya da dükkanımda test etmem benim için kesinlikle önemsizdir.
Bir farklılık yoktur,
ne olursa olsun sonuçları aynıdır. Bu yolla aklıma gelen bir fikri
eksiksiz ve çok hızlı bir
şekilde, hiçbirşeye dokunmadan geliştirebilirim" . Tesla, mühendislikde,
elektrik ve mekanikde,
sonuçların olumlu olacağını düşünmektedir. Ona göre hemen hemen hiç bir
konu yoktur ki önceden
düşünülerek yapılamasın; elbette yeterli teorik ve pratik bilgi varsa. Ham
fikirlerin, genellikle
yapıldığı gibi, pratiğe taşınmasını gereksiz yere harcanan büyük bir
enerji, para ve zaman kaybı olarak görür.
Tesla, küçüklüğünde yaşadığı ve sonradan da devam eden felaketin(imgelerin
hayalinde canlanması),
esasında kendine bağşedilen bir güçle telafi edildiğini düşünür. Bu güç,
duyu organlarının
uyarmasıyla birlikte anında düşünebilme ve bu doğrultuda hızla hareket
edebilme kabiliyetidir.
"Bunun pratik sonucu, şimdiye kadar ancak kusurlu bir uygulaması bulunan
teleautomatic
(uzaktan kumada) bilimidir" . Tesla, yıllarca kendini kendinden kontrollü
otomatların
(self-controlled automata) planlanmasına adamış ve mekanizmaların sınırlı
bir derecede de
olsa akıl sahibiymiş gibi hareket edebilecek şekilde üretilebileceğine
inanmıştır. 20. yy a
henüz girilmediği bir dönemde, bunun endüstri ve ticarette bir devrim
yaratacağını görebilmiştir.
Bir kitap okudu hayatı değişti...
Karakterinin güçsüz ve zayıf olduğu, cesaretinin ve kararlılığının
olmadığı, ölüm ve dinsel
korkularının olduğu bir dönem yaşamıştır çocukluğunda. Batıl inançların
etkisi altında olduğu
bu döneminde hayaletlerden, cinlerden, v.s. korkmuştur. Sonradan,
babasının kütüphanesinde
yaptığı gizli okumalardan birinde eline geçen bir kitapla
(Aoafi- The son of Aba(Aba'nın oğlu) - Macar yazar- Josika), hayatının
rotası değişmiştir.
"Bu okuma, hernasılsa irademin hareketsiz güçlerini uyandırdı ve kendi
kendimi kontrol
(self-control) etme talimlerine başladım. Azmim önceleri Nisandaki karlar
gibi eridi,
ama kısa bir süre sonra güçsüzlüğümü keşfettim ve daha önce hiç bilmediğim
bir memnunluk
hissettim" .
Düşler ve gerçekler üzerine
Hayatın çok hızlandığı ve hertürden enformasyonun insanların
beyinlerine akın etmeye
başladığını düşündüğü yıllarda Tesla, bunun modern varoluşun bir sıkıntısı
ve kendini
gözlemleme yeteneği olmayan insanın ortaya çıkışı olarak yorumlar.
Kendisindeki iç gözlem
yeteneğini ise paha biçilmez bir başarısı olarak görür. Hayal dünyasının
körelmesinin gerçek
tehlike olduğunu düşünür. Bu düşünceyi bir alıntı ile pekiştirebiliriz: "
...düş görme
yeteneğimizi bastırdığımız hayat alanlarında ise önümüzdeki hayattan,
insanlardan, insanın
dünyasından korku duymaktayız. Bu korkumuz demokratik toplum hayatından
vazgeçmeye her an
hazır "sıradan insanlara" dönüştürmekte bizi" . Tesla da bu tehlikeyi
görebilmişti.
Kendisinin çok gelişkin bir politik bakışının olduğunu iddia edemesek ve
hatta zaman zaman
buhranlı yanlış tercihler yapabildiğini düşünebilsek bile bir hümanissti
denilebilir ve
insanların yaşantısından kaygı duyuyordu.
"Böcek enerjisi"nin insanlık yararına
kullanılması!
Bütün bir yaşamı boyunca sürecek çalışmaları ve icatlarında henüz
bir çocukken yaptığı
bir deneyde de ulaşmaya çalıştığı gibi, doğanın enerjisini insanlık
yararına kullanmayi
amaçlamıştı. İlk başlarda içgüdüsel bir biçimde olan bu düşünce daha sonra
başat bir
öneme sahip olmuştu Tesla'nın yaşamında. Çocukluk deneylerinden birinde
Tesla 16 tane
mayıs böceğini (May bug) dörder dörder çapraz birbirini kesen iki çubuğun
uçlarına
yapıştırmış ve onların yorulmak bilmez dönüşlerini bir mille bir çarka
ordan da daha
büyük bir çarka geçirmiştir. Bu deney arkadaşının böcekleri yemesiyle
trajik bir son
bulmuş ve Tesla insanlık yararına kullanmak için bir daha böcek
enerjisinden yararlanmayı
aklına bile getirmemiştir.
Köy'den Kent'e göç ve ilk toplumsal "başarı"
İlkokul birinci sınıftan sonra ailesiyle birlikte köye yakın küçük
bir şehir olan
Gospic'e gider. Bu değişim ona doğal hayattan uzaklaştığı için hiç hoş
gelmez ve
hayvanlarını -özellikle güvercinleri- bırakmayı hiç istemez. Her hafta
Pazar günü
gittiği Kilise görevinden de hiç hoşnut değildir. Ancak, bu şehirde
yaşadığı bir olay
omuzlarda taşınmasına sebep olur. Yeni kurulan bir itfaiye departmanı son
model bir
yangın söndürme cihazı almıştır. Bütün herkes şehrin meydanında
toplanmıştır, bu son
teknoloji makinanın çalışmasını görmek için. Makina suyunu nehirden
alacaktır. Ve bütün
seramoni ve konuşmalar tamamlandıktan sonra, pompayı çalıştır emri
verilmiş fakat ne
yazık ki bir damla su bile gelmemiştir hortumun ağzından. Eksperler ve
profesörler boş
bir çabalama içine girmişlerdir. Tesla alana vardığında durum budur ve
kendisi de küçük
bir çocuk olarak bu konuda fazla bir bilgiye sahip değildir ancak olanca
bilgisine
dayanarak nehire atlar ve suyu nehirden çekmesi gereken hortumun ağzının
tıkanıklığını
açar ve tam o sırada püskürtmeye başlayan hortum bütün bir kalabalığın
pazar giysisini
ıslatır. Bu, Nikola Tesla'nın hayatındaki ilk toplumsal başarıdır
diyebiliriz!
Tesla bu şehirde, daha sonra gideceği kolej veya gerçek bir liseden önce,
4 yıllık
bir normal okula gönderilir. Okulda bir kaç mekanik maket vardır ve bu
maketler ilgisini
su-türbinlerine yöneltir. Amcasının ona anlattığı Niagara Şelalesini
zihninde canlandırır
ve şelalenin akıttığı sularla dönecek büyük bir tekerleğin hayalini kurar.
Amcasına bir
gün Amerika'ya gideceğini ve bu planını gerçekleştireceğini söyler. Bir
gün gerçekten
gidecek ve gerçekleştirecektir!
Lise Yılları ve hava basınçlı silindiri
Tesla 10 yaşında liseye başlar. Bu lise yeni ve araç gereçle iyi
donatılmış bir lisedir.
Fizik departmanında çeşitli elektrik ve mekaniğe ait klasik bilimsel
araçların maketleri
bulunmaktadır. Bu maketlerin hocalar tarafından gösterildiği ve
çalıştırıldığı zamanlar
Tesla'nın en çok ilgisini çeken anlardır. Bu araçları seyrettikçe çok
güçlü bir mucit
olma isteği kaplar zihnini. Aynı zamanda matematiği de sevmektedir ve
akıldan yaptığı
çok hızlı hesaplamalarla Profesörlerinin takdirini kazanmıştır. Ancak
eliyle bu yaptığı
hesaplamaları tahtaya yazmak ya da herhangi bir model çizmeyi başarabilmek
Tesla için
azapdan başka bir şey değildir ve bu işi düzgünce yapabilmesi için
yıllarca uğraş verilmiştir.
Okulun ikinci senesinde Tesla'nın en büyük hedefi hava basıncıyla
sağlanabilecek
sürekli bir hareket yaratabilmektir. Küçüklüğünde içi boş saplardan
vakumlayarak
yaptığı oyuncak tüfekler zihnini hep meşgul etmiş ve vakumun gücünü
kullanmak
istemiştir. Bir süre düşüncelerinde karanlıkta dolaştıktan sonra bir model
geliştirmiş
ve hava basıncını kullanarak bir silindirin sürekli rotasyonunu
sağlamıştır.
Bu sürekli hareket onu fazlasıyla sevindirmiş ve en çok istediği "uçuş
makinası"nın
gücünü bu şekilde sağlayabileceğini düşünmüştür. O güne kadar, şemsiyeyle
bina
tepelerinden atlayıp kötü bir biçimde düşerek sürdürdüğü, cesaret kırıcı
bir çok
hatırası vardır. Bu rotasyonu sağladıktan sonra eksiğinin sadece bu
rotasyonla
çırpacak kanatlar olduğu fikrine kapılır. Sonuç, vakumlu silindir tüpün
içindeki
hava basıncının ona dik açıyla etki eden dış hava basıncı yüzünden
sızdırması ve
kuvvetsiz rotasyona neden olmasıyla başarısız olmuştur.
Yine bir kitap ve değişen hayat
Tesla, yakalandığı hastalıklar yüzünden liseyi zorlukla
bitirebilmiştir. Doktorlar
durumunun çaresiz olduğunu düşünmüşler ve tedaviden bile vazgeçmişlerdir.
Bu süreçde
Tesla'nın sürekli olarak okuyabilmesine izin verilmiştir ve o da bu
fırsatı, halk
kütüphanesinden aldığı kitaplarla değerlendirmiştir. Bu dönemde daha sonra
arkadaşı
olacak Mark Twain'in ilk yazdıklarından bir eseri eline geçmiş ve bu
kitabın büyüleyici
etkisiyle umutsuz durumunu tamamen unutmuş ve mucizevi biçimde hızla
iyileşmiştir.
Carlstadt'daki Lise yılları
Okul hayatına, teyzelerinden birinin yaşadığı Hırvatistan'ın
Carlstadt şehrindeki
yüksek lisede devam etmiştir. Orada kaldığı 3 yıl aradan sonra okulu
bitirmesiyle
bir dönüm noktasına gelmiştir. Bugüne kadar anne ve babası oğullarının bir
rahip
olacağından hiç şüphe etmemektedirler. Fakat bu düşünce Tesla için büyük
bir endişe
kaynağıdır. Çünkü okul yıllarında özellikle çok zeki olarak nitelediği
profesörünün
etkisiyle elektriğe merak sarmış ve bu büyüleyici dünya hakkında daha çok
şey
öğrenmeyi kafasına koymuştur.
Yol ayrımı
Okulu bitip de eve döneceği sıralarda babası onu Gospic'deki
salgın hastalık
sebebiyle ava çağırır. Av için gittiği şehirde kendisi de hastalığa
yakalanır
ve 9 ay boyunca yataktan kımıldayamıyacak kadar kötü bir hastalık geçirir.
Kendisi,
enerjisinin tamamıyle bittiğini ve ikinci ve bu sefer galiba sonuncu defa
ölümün
kapısına geldiğini düşünür. Babası onun moralini iyi tutmak için elinden
geleni
yapmaktadır. Ve yine oğluna moral vermek için odasına girdiği bir sırada
Tesla
babasına; "Belki" der "Eğer sen benim mühendislik eğitimi almama izin
verirsen
iyileşebilirim." "Sen dünyadaki en iyi teknik okula gideceksin," diye
içtenlikle
yanıtlar babası Tesla'yı. Zihninden ağır bir yükün kalkmasıyla kısa bir
süre içinde
ilaçlarında yardımıyla iyileşir. Herkes bu süreci şaşkınlıkla
gözlemlemiştir.
Babası bu hastalığın ardından oğluna sağlıklı ve doğal bir ortamda
dinlenmesi ve
ekzersiz yapması için ısrar etmiş. Doğayla baş başa geçirdiği bu dönemde
Tesla
gezintilerine bir çok kitap ve av takımlarıyla birlikte çıkarmış. Bu dönem
onun
hem zihnini hem de bedenini kuvvetlendirmiş. Gezintileri sırasında
hayalinde birçok
şey tasarlamış fakat tasarladıkları gibi tasarıların dayandığı kurallar da
bilgi
eksikliğinden dolayı hayaliymiş.
Akıllara durgunluk veren tasarılar
Bu döneme rastlayan iki tane ilginç tasarısı var Tesla'nın. Biri,
mektup ve paketlerin
denizaltına yerleştirilecek tüplerle su basıncı kullanılarak iletilmesini
sağlayacak
olan projesi, çok daha hayali olan diğeri ise, ekvatorun etrafına dünyaya
bağlı olmadan
kendiliğinden hareket eden bir halkanın inşa edilmesi ve bu halkaya
istenildiği zaman
dünyadan ulaşılarak, dünyanın kendi etrafında dönüşü sayesinde, trenlerin
hiçbirzaman
ulaşamıyacağı saatte binlerce kilometre yol alınabilmesinin sağlanması.
Bunun komik
bir düşünce olduğunu otobiyografisinde Tesla da belirtir ama kendisinden
daha kaçık
ve komik bir NewYork'lu profesörden bahseder. Bu bilimadamı da
atmosferdeki havayı
çok sıcak olan bölgelerden ılıman olan bölgelere pompalamak niyetindedir
ve bu amaç
uğruna devasa büyüklükte bir araç bile yapılmıştır.
En ünlü Politeknik okulu
Doğada dinlenerek geçirdiği bu bir senenin ardından Tesla,
babasının seçtiği ve
okullar arasındaki en ünlü ve eski olanlardan, Gratz'daki (Avusturya)
politeknik
okuluna gönderilir. O kadar memnun olurki çalışmalarına büyük bir heves ve
tempoyla
başlar. Notları mükemmeldir, bütün derecelerde rekorları kırar ve hocaları
tarafından
en yüksek notlardan daha fazlasını hakettiği düşünülür. Çalışmaya bütün
günler dahil
sabahın 3 ünde başlamakta ve gece 11'e kadar sürdürmektedir. Bütün sene bu
şekilde
çalıştıktan sonra evine kısa bir tatil için giderken ondan, özellikle
babasının çok
gururlanacağını düşünmektedir. Fakat babası onun hevesini kıracak derecede
ilgisiz
kalır. Bunun nedeni Babası öldükten sonra bulduğu bir kutu içindeki
mektuplarla açığa
çıkar. Profesörleri babasına, eğer çocuğunuzu okuldan almazsanız çok
çalışmaktan
kendini öldürecek yazmışlardır.
Tesla'nın takıntıları ve "canavar" Voltaire
Tesla'nın dehşet verici kişiliğinin bir diğer özelliği de
başladığı bir şeyi muhakkak
bitirme takıntısıdır. Fakat bu tabağındaki yemeklerin kubik
hesaplamalarını yapmaktan
ya da her yaptığı tekrarlanan hareketlerin muhakkak 3'e bölünmesi
zorunluluğundan
daha ağır sonuçlar doğuracaktır. Bir gün, "günde 72 fincan siyah kahve
içen canavar"
diye nitelendirdiği Voltaire'in bir cildini okumaya başladığında başına
geleceklerden
habersizdir. Çünkü o "canavar" küçük harflerle dolu 100'e yakın cilt
yazmıştır ve Tesla
başladığı işi bitirmek zorundadır. En son cildi okuduktan sonra şöyle der:
"Bir daha asla".
Büyük düş
Gratz'daki okulda yapılan deneylerde ilk defa "Gramme Dinamo"yu
görür. Bu dinamo
bir jenaratör gibi çalışmakta ve tersine çevrildiğinde de bir elektrik
motoru
olmaktadır. Fakat çok fazla ses ve kıvılcım çıkaran verimsiz bir motor.
Bunun
üzerine düşündüğünde, kendisinin bu motoru kıvılcımlar çıkartmasına sebep
olan
fırçaları kullanmadan yapabileceğini iddia eder. Profesörü dersde Tesla'yı
şöyle
yanıtlar. "Bay Tesla büyük şeyler başarabilir ama kesinlikle bunu
yapamıyacaktır".
Tesla bunu yapmıştır! Gratz'daki okulu bitince 1880 de Prag'a gider,
babasının
arzusunu gerçekleştirmek için üniversite eğitimini orada tamalayacaktır.
Burada
yaptığı çalışmalarda henüz amacına ulaşamıyacaktır ama bu doğrultuda bir
ilerleme
olarak komütatörü(elektrik akımının yönünü değiştirir) makineden ayırmayı
başarır.
Belgrad Telefon Şirketi
Amerikan telefon sistemi o dönemlerde Avrupa'ya yayılmaktadır ve
Maceristan'da da
Budapeşteye kurulacaktır. Bunu ailesinin maddi sıkıntısını hafifletmek
için büyük
bir fırsat olarak görür. Zaten şirketin başında da aile dostlarından
kişiler
bulunmaktadır. Burada yine çok kötü bir şekilde hastalanır. Tüm sinir
sistemi
iflas eder. Tesla, umutsuzca hayata yapışır ama asla birdaha iyileşeceğini
beklememektedir.
Fakat iyileşir ve bundan sonraki hayatında hiç durmadan, bir gün bile ara
vermeden
yıllarca çalışacaktır.
Göethe'nin Faust'u ve döner manyetik alanın
icadı
Hayatı tekrardan kazanmıştır ve derinlerde, esasında bunun beynin
kazandığı ama
henüz dışa ulaşmamış bir savaş olarak görür. Ve bir hafta sonu Şehir
Parkında
arkadaşıyla yaptığı bir gezi sırasında Göethe'nin Faust'unu ezberden
okurken birden
fikir aniden bir flaş gibi patlar beyninde. Bir sopayla kuma diyagramı
çizer ve
arkadaşına, kendisine bir makina kadar gerçek görünen çizimi göstererek,
"bak
motorumu görebiliyor musun" diye sorar. Bu plan, AC (Alternatif akım)
akımdan
yararlanmayı sağlayacak ilk adım olmuştur. Döner manyetik alanın
prensiplerini
belirlemiş ve endüksiyon motorunu tasarlamıştır.
Telefon şirketindeki çalışmasına kaderin bir cilvesi olarak, teknik ressam
olarak
başlamıştır. Sonraları departmanın başındaki kişinin ilgisini çekmiş ve
hesaplamalar,
dizayn etme ve yeni makinaların yerleştirilmesinde karar verme
yetkileriyle
donatılmıştır. Telefon santrali çalışmaya başlayana kadar orada çalışmış
ve o
günün telefon teknolojisine, patentini hiç bir zaman üzerine almadığı ama
onun
tarafından icad edildiği bilinen araçlar yaparak katkıda bulunmuştur.
Edison'la tanışma ve büyük umutlar ülkesi
"Amerika"
Nikola Tesla, 1882 yılında bir arkadaşının önerisiyle Paris'e,
Edison şirketinin
bürosuna çalışmaya gitmiştir. Burada Edison'un yakın arkadaşı ve
yardımcısı
Mr. Batchellor ve bir kaç amerikalıyla daha tanışır. Ancak tek tanıştığı
amerikalılar değil "amerikan yaşam biçimi(american way of life)" de
olmuştur.
Daha sonraları çok acı çekmesine ve delilik olarak adlandırılabilecek
araştırma ve
açıklamalar yapmasına sebep olacak sinir bozukluklarına sürükleyecek bu
tarz o
zamanlarda ona sadece komik görünür. "Amerikalılar benle çok
ilgiliydiler,
özellikle de bilardo oynamadaki üstünlüğümle. Bu baylara bu konudaki
icadımı
anlattım ve baylardan biri bana hemen bir hisse senedi(borsa) şirketi
kurmayı
önerdi. Bu teklif bana son derece komik geldi ve ne demek istediği
konusunda,
bunun bir amerikan tarzı olması dışında çok küçük bir fikrim vardı" .
Tesla bu dönemde bir Almanya bir Fransa arasında gidip gelmeye başlar.
Güç ünitelerinin onarımı için çalışmaktadır. 1883 yılında bir görev için
gittiği Strazburg'da, saatlerce çalışmanın sonunda, fırça ve komütatör
kullanmaksızın ilk endüksiyon motorunu yapmayı başarır. Strazburg'daki
işini
başarılı bir biçimde bitirdikten ve şirketinin önemli miktarlarda para
kaybetmesini önledikten sonra Paris'e geri döner. Edison'un arkadaşının
ısrarıyla
bundan sonraki çalışmalarını yürütmesi için "büyük umutların ülkesi"
Amerikaya
hareket eder. Hiç bir zaman para konularında başarılı olmayacak olan
Tesla'nın
New York'a vardığında cebinde yalnızca 4 senti vardır.
Edison'la tanışmasının hayatında unutulmaz bir an olduğunu söyler.
Bilimsel bir
eğitim görmemiş ve çocukluğunu bazı avantajlardan yoksun olarak geçirmiş
bu harika
adam onu hayrete düşürmüştür. Bu durumda olduğu halde çok şey başarmış
biridir.
Kendisi, bir düzine dil üstüne çalışmış, sanat ve edebiyat dünyasına
dalmış,
ve en iyi yıllarını kütüphanelerde, Newton'un prensiplerinden Paul de
Kock'un
romanlarına kadar, eline geçen hertürden kitabı okuyarak geçirmiş ve
Edison'la
tanıştığında da, bu adamın karşısında bütün bu yılları boşuna yaşamış
olduğunu
hissetmiştir. Daha sonra yavaş yavaş bu düşüncelerinden sıyrılmış aynı
zamanda da
yine bu dönemde yaptığı başarılı çalışmala sebebiyle Edison'un güvenini
kazanmıştır.
Tesla Elektrik Şirketi ve Wetinghouse
anlaşması
Bir anlaşmazlık yüzünden Edison'un şirketinden ayrılır ve kendi
geliştirdiği alternatif
akım motorunu yapabilmek için birkaç bankerin desteğiyle kendi şirketini
kurar.
Esasında bankerlerin ondan istediği bu alternatif akım(AC) ile ilgili
şeyler değildir.
Hali hazırda kullanılan bir (DC) doğrusal akım vardır ve bu konu onlar çok
ilgilendirmemektedir.
Onlar Tesla'nın ark lambalarını istemektedirler. Tesla Electric Co. 1887
yılında kurulur
ve finansörlerinin istediği ark lambalarını tamamen hallettikten sonra
kendi esas istediği
işle uğraşmaya fırsat bulacaktır. Kendi laboratuvarının kurulmasıyla
burada tam da zihninde
tasarladığı gibi bir çok motor meydana getirir. 1888 yılında Westinghouse
Şirketiyle yapılan
bir anlaşmayla, patentini aldığı 40 temel icadı, 1 milyon dolar gibi bir
fiyata bu şirkete
satılır. Tesla'nın jenaratörleri Niagara Şelalelerinde kullanılır.
Böylelikle de Edison'un
en önemli rakibi haline gelmiş olur. Westinghouse, bugün de halen
kullandığımız, Tesla'nın
buluşu olan elektrik sistemini (AC-alternatif akım), kendi temeline
oturtur. Edison'un
DC-doğrusal akımı 1 kilometre ötedeki bir lambayı bile yakamazken
Tesla'nın AC-alternatif
akımı sayesinde çok yüksek voltajlar da transfer mümkün olabilmektedir.
Bugün bütün dünyanın
kullandığı sistem Tesla'nın 19.yy'ın sonlarında geliştirdiği "AC-alternatif
akım"dır.
Tesla'nın, manyetik alanın rotasyonuyla ilgili prensipleri ve endüksiyon
motoru onun
daha sonra oluşturduğu çok fazlı alternatif akımının kullanımını sağlamış
ve diğer
icatları -dinamolar, transformatörler, endüksiyon bobinleri,
kondensatörler, ark ve
akkor lambaları- ile Tesla, elektrik enerjisinin kitlesel kullanımına paha
biçilmez
bir yardımda bulunmuş ve bütün bu icatlar bugünkü dünyamızın
yaratılmasını; elektrik
enerjisinin endüstriden evlere kadar insanlığın yararına her yere
girmesini sağlamıştır.
Yüksek Frekans çalışmaları ve Tesla Coil(Tesla
Bobini)
Tesla 1889'un sonlarına doğru Pitsburg'dan New York'daki
laboratuvarına döner dönmez
yüksek-frekans makineleriyle(high-frequency machines) ilgili çalışmalarına
kaldığı yerden
devam eder. Bu keşfedilmemiş alandaki yapım aşamasının problemleri çok
yeni ve pek tuhaftır.
İndükleme tipini(induction type), kusursuz sinüs dalgaları
oluşturabilmekten uzak olduğu
için reddeder. Sinüs dalgalarının rezonans için çok önemli olduğunu
söyler. Nihayetinde,
çalışmalarının sonucunda, farklı bir amaçla icad edilmiş de olsa, 1891
yılında bugün
radyo, televizyon ve bilgisayar teknolojisi başta olmak üzere birçok
elektronik ekipmanda
kullanılan Tesla Bobinini(Tesla Coil) keşfetmeyi başarır.
Tesla Bobini, radyo frekanslarında yüzbinlerce volta varılmasını sağlayan
yüksek-frekans
transformatörüydü. Elektrik akımı bu aletin tepesinde sıçramalara neden
oluyor ve mavi
kıvılcımlar çıkartıyordu. Bu elektrik deşarjlarının bir alıcı tarafından
kablosuz olarak
alınabilmesi elektrik enerjinin kablosuz transferini sağlamış olacaktı.
1891 yılında
Tesla'nın laboratuvarında yaptığı küçük makineler sadece 10-15 cm lik
sıçramalar(deşarjlar)
meydana getirebiliyordu. 1900 yılında yaptığı daha büyük olanlarda ise 100
lerce metrelik
sıçramalar elde etmeyi başarmıştı. Söylendiğine göre, yüksek
frekanslardaki elektrik
akımları vücuda zarar vermeden derinin üzerinde dolaşabidiği için Tesla'da
bu kıvılcımları
parmaklarından alıp vücudunda dolaştırabilirmiş.
Tesla Bobini, onun için yepyeni bir başlangıç demekti. Bütün yaşamı
boyunca düşündüğü
doğal enerjinin insanlık yararına kullanılması açısından çok önemli bir
adım olmuştu.
Bu alet sayesinde elektirğin çok yüksek frekanslarda kablosuz olarak
transferinin mümkün
olacağını düşünüyordu. Ve kuracağı merkezlerle küçük bir kaynaktan
yükselterek elde ettiği
elektrik enerjisini (milyonlarca volt) kablosuz olarak dünyanın istediği
yerindeki
alıcılara ulaştırabilecekti. Bunu yapabilmek için en iyi iletken dediği
yerküreyi
kullanıyordu. Bu bizim AC sisteminde evlerimizde kullandığımız topraklama
gibi düşünülebilir;
yerküre esasında kendisine aktarılan elektriği kaybetmez ve topraklanan
akım gücünün yettiği
yere kadar dalgalar halinde yayılır. Tesla, çok kuvvetli elektrik
akımlarını topraklıyordu ve
bu akımı başka bir akımla aynı yerden topraklayarak destekliyor ve dalgayı
kuvvetlendiriyordu.
Böylece saniyede 300.000 km hızda hareket eden (ışık hızıyla aynıdır)
elektrik dalgaları,
dünyanın merkezinden geçerek diğer taraftan dünyanın yüzeyine çarpıyor ve
tam olarak aynı
noktadan geri dönüyordu. Salıncak örneğinde olduğu gibi küçük küçük ama
aynı kuvvette
ittirmelerle rezonans mantığına göre yükselen salıncak gibi elektrik
dalgaları da her geri
gelişlerinde daha kuvvetli oluyor ve daha yükseğe sıçrayabiliyorlardı (Bu
metdod 1950 yılında
Ay'ın ve 1970 yılında Venüs'ün haritasının çıkarılması için de
kullanılmıştır. Radar ışınları
aya ve venüse gönderilerek bu ışınların geri dönüş hızlarından dünyamıza
ne kadar uzakda
oldukları belirlenmişti.)
X-ışınları ve Röntgen cihazı
Tesla'nın bu aleti icat ettiği 1891 yılı onun aynı zamanda
Amerikan vatandaşlığına geçtiği
tarihdir. Tesla'nın bu dönemdeki çalışmaları değerlendirildiğinde başka
bir gerçek daha
ortaya çıkmıştır: 1895 yılındaki icadıyla X-ışınlarının mucidi olarak
bilinen Wilhelm
Röntgen'den 3 yıl önce Tesla bu ışınlarla deneyler yapmış ve insan
vücudunun iç kısımlarına
ait başarılı resimler elde etmiştir.
Kablosuz yanan ampuller ve Faraday'ın koltuğu
Tesla, yine aynı dönemde yaptığı laboratuvar çalışmalarında
elektrodsuz vakumlanmış tüpleri
odanın içinde oluşturduğu gerekli yoğunlukta elektrik alanıyla kablosuz
olarak yakmayı
başarmıştı. Bu deneyin halk önünde tekrarlanmasından sonra Tesla, dünyanın
heryerinden
çağrılar almaya başlar. Bunlardan bir tanesini değerlendirir ve 1892
yılında Londrada Elektrik
Mühendisleri Enstitüsü'nde ders vermeye gider. Oradan Paris'e geçmek
üzereyken Sir James Dewar'ın
karşı konulmaz bir ısrarla Kraliyet Enstitüsü'nde de gösterisini
tekrarlamasını ister. Burada
Dewar Tesla'yı bir koltuğa iterek eline bir bardak viski verir ve "şimdi"
der: "Faraday'ın
sandalyesinde oturuyor ve onun içtiği viskiyi yudumluyorsun".
New York'daki laboratuvarına döndükten sonra tekrardan çalışmalarına
başlar, 1895 de
laboratuvarının şüpheli bir şekilde yanması bir süreliğine de olsa
çalışmalarına ara
ermesine neden olur. 1899 yılında ise kendisine ücretsiz enerjinin teklif
edildiği
Colarado'ya gider.
Colarado günleri, toprakdan çarpılan insanlar ve insan yapımı şimşek
Tesla, dev büyüklüğe sahip bobinini kullanarak dünyadan bir iletken olarak
yaralandığı
ilk deneylerini burada gerçekleştirir. En önemli icadı denilebilecek
"sabit karasal
dalgaları (terrestrial stationary waves)" burada kullanmaya başlar.
Deneyleri sırasında
yerküreye elektrik verdiğinden, laboratuvarı çevresinde dolaşan insanların
ayakları
arasında elektrik sıçramaları meydana geldiği ve etraftaki çiftliklerde
ayaklarındaki
demir nallar yüzünden atların çılgına döndüğü anlatılmaktadır. Bu
şehirdeki sonunu belki
delice denilebilecek şekilde kendisi hazırlamış, şehrin ana jenaratörünün
yanmasına sebep
olmuştur. Bir gün deneyi sırasında muazzam sıçramalar elde etmeyi
başarmıştır, fakat bu
sıçramalar bir süre sonra bir şimşekten çok daha korkutucu olmaya ve çıkan
sesler bütün
bir şehirden duyulur hale gelmiştir. En sonunda ise şehrin ana jenaratörü
yanmış ve bütün
bir şehir karanlıkda kalmıştır. Tesla, rezonans sayesinde kademe kademe
yükseltmeyi
amaçladığı sıçramaları başardığını anlasa da deneyi durdurmamış ve en son
nereye kadar
gidebilir diye laboratuvarının dışarısında bu büyük "canavar"ını seyre
dalmıştır.
Sonuç: Bir daha kimse Tesla'ya ücretsiz enerji önermek gibi bir "hata"ya
düşmemiştir.
Wardenclyffe Projesi , bedava enerji ve
Tesla'nın yenilgisi
1900 yılında New York'a dönen Tesla, J.Pierpont Morgan adında bir
finansörün 150 bin
dolarlık desteğiyle, Long Island'da kablosuz iletişim amacına yönelik dev
kulesinin
inşaasına başlar(Wardenclyffe Profesi). Bu verici istasyonu, piramid
şeklinde sekizgen
ve 54 metre yüksekliğinde yapılır. Wardenclyffe'in bu kule sayesinde
dünyanın merkezi
olacağı sanılır. Tesla'nın bu desteği alabilmesini sağlayan, onun bu kule
vasıtasıyla
cok uzaklara resim, mesaj, ses ve her türden veriyi gönderebileceği
iddiasıdır.
Halbuki Tesla'nın daha büyük bir amacı daha vardır. Sürekli olarak aşağı
gördüğü
hertziyan dalgalarla uğraşmamakta ve kendi "teta4-dalgaları" olarak
anılacak olan
elektrik dalgalarıyla kablosuz enerji aktarımı sağlamaya çabalamaktadır.
Amaç yine
aynıdır: Tüm insanlığa bedava enerji sağlamak!
Tesla, bu sefer çok ileri gitmiştir. Bu kapitalist sistemin kar mantığını
kökünden
zedeleyebilecek felaket bir fikirdir. Bedava enerji, petrol gibi çok
önemli bir ekonomik
kaynağı yararsız hale getirebilecek ve tüm endüstrinin dönüşümünü
sağlayabilecek bir
tehlikedir. 1903'deki bu açıklamasından sonra arkasındaki bütün destekler
çekilmiş ve
yavaş yavaş ismi kitaplardan silinmeye başlamıştır. Bunda o günkü ekonomik
durumunda
etkisi vardır. Marconi 150 bin dolardan daha ucuza Atlantik'i aşan ilk
mesajı yollamayı
başarmış ve şirketinin hisseleri borsada kapış kapış satılmaya
başlamıştır. Tesla'nın
şirketi gözden düşmüştür. Tesla ise Marconi'nin yaptığının kendisinin
halihazırda
yapabildiği ve Marconi'nin zaten kendisine ait patentleri kullanarak bunu
yaptığını,
önemsiz ve basit bir iş olduğunu söylemiş ve kendi amacının gerçekte ne
olduğunu açıklama
gafletinde bulunmuştur. Bu tarihden itibaren birçok kimse tarafından bir
deli olarak
anılmaya başlanacaktır.
1904 yılında Colorado Springs'deki elektrik şirketi Tesla'yı uğrattığı
zarardan dolayı
mahkemeye vermiş ve 180 dolarlık mahkeme parasının ödenebilmesi için
oradaki laboratuvarı
satılmıştır. 1906 yılında yaptığı icatlarla zengin ettiği George
Westinghouse, Tesla'nın
kablosuz enerji iletimi önerisini geri çevirmiştir.
Nobel Ödülü
1915 yılında kendisine Edison'la birlikte fizik dalında önerilen
Nobel ödülünü geri kabul
etmemiştir. Maddi olarak çok büyük zorluk içinde olduğu halde şöyle
demiştir: "Böylesi
bir ödül bir insan için çok büyük imkanlar sağlayacaktır. Bin yıl boyunca
daha birçok
Nobel ödülü kazananlar olacaktır. Ve benim, teknik literatürde kendi adımı
taşıyan 4
düzine kağıdı dolduracak patentim var. Bunlardan sadece bir tanesini için
bile, bundan
sonra verilecek binlerce nobel ödüllerinin tümünü verebilirdim..."
Sibirya'da yanan orman, patlayan Fransız gemisi ve Tesla'nın savaş
teknolojileri
1915 yılında Tesla kablosuz enerji iletimiyle ilgili yaptığı açıklamalara
devam etmektedir.
Bu teknolojinin aynı zamanda muazzam bir yok edici kuvveti de
olabileceğini ara ara yaptığı
açıklamalarda tekrarlamaktadır. Sonradan Amerikan'ın "Yıldız Savaşları"
projesine kaynak
olacak bütün savaş makinası çalışmaları ve yaptığı açıklamalar "Wardenclyff
Projesi"ne
desteğin çekilmesi ve kendisini sübvanse edebilecek finansör
bulamamasından sonra başlamıştır.
Uzaktan kumanda teknolojisinin de mucidi olan Tesla bu yıllarda, görünmez
mesafelerden kontrol
edilebilen torpidolar yaptığını ama elektrik dalgalarının çok daha yıkıcı
olduğunu iddia
etmektedir. Bu açıklamalar yüzünden bazı olaylarda Tesla'nın izi
aranmaktadır. 1907'de
elektrik sıçramasının sebep olduğu bir patlamayla batan Fransız gemisi "Iena"
ve 1908'de
Sibirya'da bulunan Tunguska nehrini çevreleyen 200-250 bin hektarlık bir
ormanın, 10-15
megatonluk bir patlamaya eşdeğer bir patlamanın ardından yanarak yok
olması... Bunlar
elbette kanıtlanmış değildir ama tam da Tesla'nın her türden yok edici
silahı icad
ettiğini söylediği yıllara rastlayan sıradışı olaylardır.
Bitmemiş Otobiyografi
Dünyanın belkide en önemli mucitlerinden biri olan Tesla'nın bu
tarihlerden sonraki yaşamı
çok belirgin değildir. İzole edilmiş bir yaşam sürmüş, basına verilen
yıllık doğum günü
partilerinde buluşlarının yok edici özelliklerinden bahsederek icatlarına
ilgi çekmeye
çalışmıştır. Birde 1919 yılında, "Electrical Experimenter" dergisinde
bitirmediği bir
otobiyografisi yayınlanmaya başlamıştır. Deriginin satışları birden rekor
seviyede artmış
fakat önerilen çok büyük paralara rağmen yazmaya devam etmemiştir.
Elektrik Vadisi ve Tesla(T) birimi
Tesla'yı anlatabilmek için söylenmesi gereken en önemli şey onun
kendi zamanının çok
ötesinde olduğudur. Tesla'nın ismi, her ne kadar çok büyük bir değere
sahip olduğunun
bir göstergesi olarak "manyetik akışın metrik birimi(T)"ne verilmişse ve
ismi en önemli
fizikçiler ile birlikte Pensivenya eyaletindeki elektrik vadisindeki
sokaklardan birinde
bulunuyorsa da, zamanla unutturulmuş ve onun teknolojileri üzerine
karanlık projeler
üretilmeye başlanmış olduğu iddiaları dünyayı kaplamıştır. Soğuk savaş
yıllarında her
iki tarafın da bu teknolojiyi kullandığı ileri sürülmüş bütün bir nükleer
savunma ve
saldırı amacını güden "Yıldız Savaşları" projesinde bu teknoliden
yararlanılmıştır.
"Ölüm ışınları, ultra düşük dalgalar, çok yüksek frekanslar, atmosferdeki
elektrik
enerjisinin değerlendirilmesi, atmosfere elektrik dalgaları yayarak bunun
dünyanın
her yerinden kullanılmasının sağlanması, radyo frekanslarıyla uzaktan
kumanda edilebilen
bugün kullanılan füzeler, yüzlerce mil etkili bir elektrik kalkanının
oluşturularak girmeye
cesaret eden düşmanın anında yok edilebilmesi, v.b. bize bugün bile hayali
gelebilecek bir
çok projenin ardında Nikola Tesla'nın teknolojisinin geniş izlerine
rastlanmaktadır.
1930'larda Tesla, sözkonusu ölüm ışınını ve kimsenin geçemeyiceği Tesla
kalkanının
yapilebileceğini açıklamıştır.
İnsanlığa bedava enerji sağlama idealiyle yola çıkmış büyük bir mucidin
projelerine destek
bulabilmek amacıyla zaman içinde savaş teknolojileri üzerine çalışmaya
başlaması trajiktir.
1. ve 2. Dünya Savaşlarını yaşamış olan Tesla esasında bir savaş karşıtı
olduğunu söylemiştir.
Fakat barışın devamlılığı için en güçlü silahların yapılması gerktiğini de
ileri sürmüştür.
Tek kabul ettiği yardım: Emekli maaşı
Tesla 1943 yılında 87 yaşında ölmüştür. O güne kadar, biri hariç,
geçimi için Westinghouse da
dahil olmak üzere zengin arkadaşlarının teklif ettiği hiç bir yardımı
kabul etmemiştir.
Bu yardımda 1936 yılında ona Yugoslavya tarafından bağlanan emekli
aylığıdır. Öldüğünde
yanında en sevdiği hayvanlar olan güvercinleri bulunmaktadır.
Amerikan yüksek mahkemesinin kararı: Radyo'nun gerçek mucidi Tesladır.
Nikola Tesla'nın adı Amerikan kaynaklı kitaplardan silinmiş de olsa değeri
kendi ülkesinde
fazlasıyla bilnmektedir ve Belgrad'da adına bir müze kurulmuştur. Ayrıca
Westinghouse
müzesinde de kendi adına bir bölüm bulunmaktadır. Niagara Şelalelerindeki
su türbinlerinin
orada da bir heykeli vardır. Ayrıca Amerikan adaletinin en yüksek karar
mercii olan "supreme court"
1943 yılında daha önceden Marconi karşısında kaybettiği ve kendi buluşu
olan Radyo'nun o güne
değin hatalı bir biçimde Marconi'nin ismiyle anılmasını durduracak kararı
vermiş ve Radyo'yunun
icadının gerçek sahibinin Tesla olduğunu söylemiştir.
Zamanın ötesindeki bilim adamı
Tesla, daha yaşarken efsane bir isim olmuş ve elektriğin tanrısı
olarak anılmaya başlamıştır.
Elektrikle istediği herşeyi yapabilen bu mucidin 700'ün üzerinde patentli
icadına rağmen geniş
bir kesim içinse yararlı bir kaç buluşu haricinde tam bir delidir. Adının
uzun bir zaman
hafızalardan silinmesinin ve sadece çok küçük bir kesim içinde
tanınmasının ardında ilginç
iddialar yer almaktadır. Tesla'nın kapitalist sistemi çökertebilecek
enerji teknolojisinin
fazla derinlemesine araştırılması istenmemiştir ayrıca bu teknolojiyle
süper güçlerin gizli
projeler yürüttüğü iddiaları araştırmaya değerdir.
Tesla, New York'daki laboratuvarında yaptığı deneylerde bir kaç
kilometreden hissedilen bir
deprem yaratabilmiş sıradışı bir muciddir. Yıllar önce kablosuz iletişim
de, sadece sesin
ya da yazının değil her türden görüntünün aktarılmasının mümkün olduğunu
düşünebilen bir
kişidir. Dünyanın bütün iletişimini ve en önemlisi de enerji ihtiyacını
kablosuz olarak
atmosferden ve yerküreden yararlanarak sağlayabileceğini iddia etmiştir.
Uzaktan kumanda
teknolojisini icad etmiş ve çok büyük kalabalıklar önünde müzesinde de
görebileceğiniz
ilk uzaktan kumadalı gemi maketini yüzdürmeyi başarmıştır. Üzerinde
çalıştığı ve sürekli
olarak Hertz dalgalarından çok farklı ve çok çeşitli iletişimlere imkan
sağlayan değişik
dalga türleri üzerine çalışmıştır. Milyonlarca voltluk elektrik
akımlarının her tarafa
sıçradığı bir odada sakince kitabını okuyabilecek kadar egemendir
elektriğe...