Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

                 E-POSTA ---- WAP ---- ANASAYFA

Betonarme ruhlar...
Geçen haftalarda bir gün, bir arkadaşımla buluşmaya gidiyorum. Takside Zerrin Özer'in bir şarkısı bangırdıyor. Aramızda bir şey yokken Kalktın benden ayrıldın Ben, arkadaşımızla yediğimiz yemek süresince aklıma geldikçe bu iki satırı söylüyorum. Şarkı formatında. Söylüyorum ve gülüyorum. "Öküz," diyorum, "ayrılmışlar, ama aralarında bir şey yokken. O da pek şaşırmış. A, hiçbir şey yokken ayrıldık. Nasıl olur? Olamaz! Olacak iş değil." Zaten ayrılıklar hep böyle olmaz mı? Taraflardan biri 'bir şey yokken'dir, öbürü sıkıntılar, bunaltılar içindedir. Sonunda ayrılık gerçekleşince, bir şaşkınlık, iki şaşkınlık! Böyle kayıt cihazları arızalı insanlar vardır. Kalın derili. Betonarme ruhlar. Görmezler. Hissetmezler. Çok tutturup yüzlerine vurursanız, olay çıkarırsanız; görmezlikten duymazlıktan gelirler. Sonra, en son anlarda görür gibi olur, ama ilk fırsatta sabun gibi ellerinizden kayar, yine kayıtsızlığın ve kuntluğun güvenli limanlarına sığınırlar. Bir ilişkinin, bir durumun bittiğini, birilerine anlatmanız bazen, hakikaten inanılır gibi değil, ama yıllarınızı alabilir. Özellikle yıllar sürmüş ve girift ilişkilerde. Bazı 'değerli eşlerin' evliliklerine bakıyorum ve o müesseseyi sürdürmekteki ısrarlarını, sebatlarını ve arzularını hiç mi hiç, anlayamıyorum. Berbat bir evliliğin kafesinde çırpınan pek çok kadın var. Koca figürleri dışarıda bir hayat, ya da birkaç hayat kurmuş vaziyetteler. Eve uğrayıp üstlerini başlarını değiştirip banyo yapıyorlar. Çok canları çekmişse ve mecbur kalmışlarsa, zeytinyağlı fasulye ve birkaç ev yemeğini tüketip yine dışarıdaki muhtelif 'özel' hayatlarına dalıyorlar. Ancak çok çok yorulduklarında uyumak ve karılarını bir nevi 'security blanket' (güvenlik battaniyesi) olarak kullanmak üzere, üslerine, yani mutlu aile yuvalarına dönüyorlar; bir de tercihen maçları televizyondan evlerinde izliyorlar. Bu berbatça tanzim edilmiş hayatlar, erkeklerin işine geliyor olabilir. Ki bence, aklı başında hiçbir erkek de böylesine boktan bir hayatı tercih etmek istemez. Ama bu kadınlar? Evliliklerinde, evli olarak statülerinde bunca ısrarlı bu kadınlar, onlara ne oluyor? Burada, tabii ki maddi olanaksızlıklar yüzünden kocasıyla evli kalmak zorunda olan, yediği dayaklara, uğradıkları işkencelere rağmen hiçbir işleri ve ekonomik güvenceleri olmadığı için evliliklerini sürdürmek zorunda olan milyonlarca kadından söz etmiyorum. Müreffeh azınlıklar için söz konusu olan çağdaş ve güncel bir model, benim bahsettiğim. Hayatını evliliğine adamış, tüm kariyeri ve kimliği evliliğinden ibaret bu kadınlar, boşanıp kendilerini ve çocuklarını rahatça geçindirebilecek parayı muhakkak temin edebilecekleri halde, üç maymunun üçü birden gibi gözlerini yumup, kulaklarını ve ağızlarını kapayıp illa ve ısrarla evliliklerini sürdürüyorlar. Onurları her gün kırılmıyor mu, yoksa betonarme çalışmaları esnasında, onun da kırılma ötesi olmasını garantiye mi almışlar, bilemiyorum. 'Bilmemkim Bilmemkimin Karısı' olmak çok önemli, çok değerli, çok göz kamaştırıcı bir etiket olabilir. Ama etiket, etikettir. Yapıştırma, teğelleme, ilaveten, uyduruk bir şey. Her türlü etiket, cırt diye sökülüp atılabilir. Atılmak üzere iliştirilmiştir. Etiketlere böyle bakmak gerekir. Bu dünyada 'Bilmemkim Bilmemkim'in Değerli Eşi' olmanın zırnık önemi yoktur. Zira 'Bilmemkim Bilmemkim' olmanın da, beş kuruşluk değeri yoktur. UZAYIN SONSUZLUĞUNDA topluiğne kadar bir gezegenin üstünde, gezegenlerinin kanını emerek yaşayan milyarlarca insan... Bizler de o milyarlarca insandan biriyiz. Bilmemkim Bilmemkim de öyle. Önemli olan, tek başına ve iç huzuruyla olduğun yerde durabilmek. Önemli olan kendi kendin olabilmek. Önemli olan, bir evliliğin, bir işin, bir sıfatın, bir unvanın gölgesine hiç mi hiç muhtaç olmadan kendi iç barışın içinde, gökyüzüne bakmaktan, çocukları seyretmekten, arkadaşınla konuşmaktan ve bir bardak çay içmekten, dolu dolu zevk alabilmek. Önemli olan, kaydedebilmek. Farkında olmak. Acıtsa bile. Neşelendirdiğinde de. Kaydetmek. Ruhunu betonla kaplamamak. Diri tutmak.

 

ANASAYFA

SAYFA TASARIMI ERKANonline'a AİTTİR. 2004©

ERKANonline WAP SİTEMİZ: http://tagtag.com/erkanwap